Bağımsız öğrenimin kökeni

Bağımsız öğrenimin kökeni

Bağımsız öğrenim yeni bir kavram değildir, ancak dil öğrenimi bağlamında buradaki anlamı 80'li yılların başından bu yana Avrupa Konseyi tarafından geliştirilmiş ve somutlaştırılmıştır.

Avrupa Konseyi (Avrupa Birliği'nden bütünüyle bağımsız) etkinliklerini dilsel çeşitlilik ve dillerin öğrenimi yönünde yürütmekte, giderek çokdilli ve çokkültürlü bir yapı kazanan toplumlar içinde yurttaşların birbirini karşılıklı olarak daha kolay anlamasını sağlamayı, böylelikle de toplum içindeki bütünlüğün sürmesini amaçlamaktadır. Başka deyişle, farklı ülkelerden kişiler ile iletişim kurabilirsem, onların kültürünü (kültürlerini), düşünme tarzlarını, alışkınlıklarını daha iyi anlayabilecek, dolayısıyla da onlarla birlikte yurttaş yaşamına daha kolay katılabileceğim. Ne kadar çok dil bilirsem (kısmen de olsa), kültürleri ve insanları iyi anlamakta o kadar başarılı olurum.

Avrupa Konseyi tüm Üye Devletleri'ne, ülkeler arası dolaşımı, kimliklere, kültürel çeşitliliğe ve tüm dillere saygı duyan daha etkili bir uluslararası iletişim anlayışını geliştirmek üzere dil öğrenimine ağırlık vermelerini önermektedir.

Bunun için, birçok ülkenin genel olarak dil öğrenimi konusunda ortak bir temelde buluşmasını sağlayan, birçok düzeyde çeşitli araçlar sunmaktadır:

- hedefler (yabancı dilde yapabiliyor olmam gereken şeyler),

- içerikler (öğreneceğim şeyler),

- yöntemler (nasıl öğreneceğim),

- ölçme ve değerlendirme (dil ile yapabiliyor olduğum şeyler).
Böylelikle, dil hangi ülkede öğrenilmiş olursa olsun, diller arasında düzeyleri karşılaştırmak mümkün hale gelmektedir.

Sözünü ettiğimiz bu araçlar, öğrencilerin başka dil öğrenim kurumlarına daha kolay girmelerini, başka ülkelerde öğrenim süreçlerini daha kolay devam ettirmelerini sağlamak üzere GSÜ'de de kullanılmaktadır.